Barok Dönem Bestecileri

Barok Dönem Bestecileri

Arcangelo CORELLI

Arcangelo Corelli. İtalyan besteci. 1653-1713 yılları arasında yaşamış ilk konçerto ve keman virtüözüdür. Modern keman çalma tekniğinin kurucusu olarak daha sonraki kemancılar üzerinde büyük etkisi olmuştur. Roma’da sürgünde olan İsveç’in Katolik Kraliçesi Chiristina’nın  hizmetinde çalışan Corelli’nin çoğu popüler sonat ve trio sonat serilerinden oluşan çalışmaları altı opus numarası altında toplanmıştır. Çağdaşı olan birçok besteci tarafından da kullanılan bir dans ezgisi ‘La Follia’ üzerinde çeşitlemeleri ve opus 8 numaralı ‘Christmas Konçertosu’ ünlüdür.


Antonio CALDARA

(1670   – 1736)

Antonio Caldara   (1670   – 1736)  Barok müzik döneminde yaşamış bir  klasik Batı müziği bestecisidir.

Caldara Venedikte 1670 veya 1671de doğdu. Babası kemancıydı. Venedik’in ana katedrali olan San Marco Bazilikası korosuna çocukken girdi ve burada “Giovanni Legrenzi” adlı bir müzisyenin hocalığı altında birkaç müziksel çalgı çalmayı da öğrendi. Bazilika maaş listelerinde önce kontralto ses ve viyolonsel çalgıcısı olarak ve sonra da viyola ve benzer çalgılar olan “viyola da spalla” ve “violoncino” çalgıcısı olarak maaş aldığı görülmektedir. Müzisyen loncası olan “St Cecila Loncası” kurucu üyesi ve “çalgıcılar loncası (arte di sonodori)” üyesi olduğu da görülür. 1689′da ilk operası olan “L’Argene” küçük bir tiyatroda sahnelendi. 1690′li yıllarda Caldara ismi bilinen bir besteci ve kendi kendinin patronu olarak çalışan şarkıcı ve çalgıcı olarak Venedik’te hayatını sürdürdü. 1696 ve 1997de sırasıyla “Il Tirsi” ve “La promessa serbata (Tutulan vaat)” adlı operaları besteleyip yayınlandı ve bu sıralarda konserler için oratoryolar da bestelemeye başladı.

1699′da Mantua’ya “Mantua Dükü Ferdinando Carlo”‘nun sarayında tiyatro ve kilise müziği ustası (maestro di capella da chiesa e da teatro) görevini aldı. Bu Dük’ün karısı Fransızdı, kendisi Fransa hayranı idi ve İspanya Veraset Savaşı’nda İtalya’yı da işgal eden Fransızlarla ittifak yapmıştı. Fransızlar bu savaşı kaybedince Fransızlar İtalya’dan çıkmak zorunda kaldılar ve Mantua Dükü de kendi ülkesinden ayrılmak ve sarayı da dağılmak zorunda kaldı.

Mantua’dan mecburen ayrılan Caldara da 1707′de Barcelona’ya gitti. Sonra Avusturya İmparatoru olacak Avusturyalı Karl Barcelona’da İspanyol krallığına aday olarak yerleşmiş ve bir saray örgütü kurmuştu ve Caldara bu kral adayının saray örgütünde müzisyen olarak görevlendirildi. Bu görevdeyken birkaç opera besteleyip sahneletti. Bunlar İspanya’da temsil edilen ilk İtalyan operaları olmuştur.

1709 ‘da Caldara Romaya “Cerveteri Prensi” yanında “müzik şefi (maestro di capella)” oldu ve bu görevde 1716ya kadar kaldı. Birkaç kere Viyana giderek orada imparatorun müzisyeni olma araştırmaları yaptı. Roma’daki görevi sırasında evlendi. Bestecilik yönünden bu dönem Caldara çok verimli oldu: 150 solo kantata, 50′in üstünde ikili kantata, 4 opera ve 9 oratoryo hazırlayıp bunların yayımlanmasını sağlayabilmişti.

1716′da Viyana’da Avusturya İmparatorluğu sarayında “Yardımcı Kapellmeister” görevine atandı ve hayatının sonuna kadar bu görevi korudu. 26 Aralık 1736 Viyana’da öldü. Viyana da iken 34 opera ve 25 oratoryo bestelediği bildirilmektedir. Kilise için hazırlamış olduğu bestelerin sayısı hala bilinmemektedir. 200 tane Mezmur için beste, 100 taneyi aşkın bir sayıda Mass ayini için beste ve daha çok değişik dinsel ayin besteleri hazırladığı bildirilmektedir.

Caldara operalar, kanatatalar ve oratoryolar için besteci olarak bilinmektedir. Bunlardan bazıları için libretto’yu ünlü librettocu “Metastasio”‘nun hazırladığı bilinir. Ayrıca çok büyük sayıda kilise ayin müziği hazırlamıştır.


Carlo GESUALDO

1561-1613 yılları arasında yaşayan erken barok dönem bestecisi ve Venosa prensi. Eşliksiz koro için yazdığı 5,6,7 partili madrigallerle armonik yazıya eğilim gösteren öncü bir yaklaşımı bilinçle gerçekleştirmiştir.

Dönemin ileri bir aydını olarak yetişen Gesualdo soylu ve zengin olmanın avantajıyla bilim adamları ve sanatçıları çevresinde toplamıştı. 1590′da karısıyla karısının sevgilisini ve ondan doğduğunu sandığı oğlunu öldürmüş ferrara eyaletindeki este şatosuna sığınarak trajik yaşam biçimini sürdürmüştü.


Dietrich BUXTEHUDE

Alman besteci ve organist. Helsingborg’ta doğmuştur. Oldesloe’da doğduğu da iddia edilir. İlk müzik derslerini ve terbiyesini babasından almış kısa zamanda yetişip gelişerek organist olarak çeşitli vazifelerde  bulunmuştur.30 yaşında iken Lübeck’te Saint-Marie kilisesinde Franz Tunder’ın ölümüyle boşalan yere organist tayin edilmiş, tam 40 yıl boyunca bu görevde  kalmıştır.

J.S.BACH’TA dahil olmak üzere devrin  ünlü müzisyenleri birçok defa BUXTEHUDE’yi dinlemek  için Lüebeck’e gitmişlerdir. Aynı şehirde  ölmüştür.


Francesco GEMİNİANİ

(1687-1762)

İtalyan besteci ve kemancıdır. Corelli’ den ders aldı. 1707′den başlayarak dört yıl süreyle Lucca ve Napoli orkestralarında çaldı. 1714′den sonra Londra. Paris ve Dublin’de yaşadı. Daha çok içgüdüye dayanan bir çalışla Corelli geleneğini sürdürdüğü söylenir. Nitekim bu özelliği eserlerine de yansır. 1731′de yayımlanan Keman Çalma Sanatı adlı kitabı, ilk keman metodu olarak bilinir. Keman için 18 konçerto ve 24 sonat, viyolonsel için sonatlar besteledi. 1716′da yayımlanan opus 1 keman için sonatası, teknik zorluğu nedeniyle çalınamaz kabul edilir. En ünlü eseri konçerti grossi’sidir.


Giuseppe TORELLİ

İtalyan besteci ve Keman virtüözü. Keman çalma tekniğindeki başarısıyla  şöhret yapmış, sonraları Büyük Konçerto  adı verilen Concerto Grosso tarzını ilk defa  deneyerek bestecilikte bir yeniliğin başlangıç noktasını teşkil etmiştir. Konçertoyu üç solo çalgı için yazan Torelli ’ nin  bu yeniliği Vivaldi-Handel – Mozart tarafından benimsenerek geliştirilmiştir. Bolonya ‘ da ölmüştür. Eserlerinden geride kalan bazıları şunlardır:

Sonate Tre , Concerto da Camera , Concertino per Camera , Sinfonie 3 , Concerti Musicali .


George Philipp TELEMANN

 

Klasik müziğin hemen her türünde yapıtlar vermiş, çalışkanlığı ve üretkenliğiyle tanınmış Alman besteci (1681-1767) Georg Philipp Telemann, Magdeburg’da doğdu. Protestan bir din adamının oğluydu. Küçük yaşta müzik yeteneğini kanıtlamasına karşın, ailesi müzikle uğraşmasını istemiyordu. Hiçbir zaman müzik eğitimi görmeyen Telemann kendi kendini yetiştirmek zorunda kaldı. Keman, obua, flüt, viola da gamba ve klavyeli çalgıları çalmayı öğrendi. 1701′de Leipzig Üniversitesi’nde hukuk öğrenimine başladı, ama asıl ilgi alanı müzik olduğundan okulu yanda bıraktı.

Müzik yeteneğinin yanı sıra çalışkanlığıyla da kent yöneticilerinin dikkatini çeken Telemann, Thomaskirche (Aziz Thomas Kilisesi) için kantatlar bestelemekle görevlendirildi. Öğrencilerden oluşan Collegium Musicum adlı bir orkestra kurarak, o dönem için büyük bir yenilik olan halk konserleri düzenledi. Aynı zamanda üniversitenin şapeli Neuen-kirche’nin (Yeni Kilise) orgculuğunu yapıyordu. Bir süre sonra Leipzig Operası’nın orkestra yöneticiliğine atandı. 1704-08′de Sorau’da (bugün Zary, Polonya), 1712′ye kadar Eise-nach’da kilise korosunda yönetici ve saray orkestrasında birinci keman olarak çalıştı. 1712-21′de Frankfurt anı Main kentinin müzik yöneticiliğini, 1721-67′de de Hamburg’da opera orkestrasının, beş ayrı kilise korosunun ve bir müzik okulunun yöneticiliğini üstlendi. Yoğun ve başarılı çalışmalarının yanı sıra müzik bilgisi ve yeteneğiyle de Avrupa’da ün kazandı. 1722′de Leipzig’de Thomaskirche’nin orgcusu ölünce bu görev ona verilmek istendi. Telemann’ın öneriyi reddetmesi üzerine görev yakın dostu Johann Sebastian Bach’a verildi. Sanatçı kısa süren Fransa gezisi dışında Almanya’dan hiç ayrılmadı. İki evliliğinden 11 çocuğu oldu. Dinsel müzikte olduğu kadar opera ve konser müziğinde de ustalığını kanıtlayan besteci, özellikle melodilerinin doğallığı, armonilerinin ve ritimlerinin çarpıcılığıyla dikkati çekti. Yaşadığı dönemde çağdaşlarınca en büyük besteci olarak kabul edilen Telemann, ölümünden sonra uzun süre unutuldu. Günümüzde, sayıları 700′ü bulan yapıtlarının derlenmesine çalışılmaktadır. Sanatçının başlıca yapıtları arasında, 72 kilise kantatından oluşan Uyumlu Ayin (1725-26), aralarında Sabırlı Sokrates (ilk kez 1721′de sahnelendi) ve Yeni Moda Âşık Şeytan’ım (1724) da bulunduğu 40 opera, üç orkestra süiti, çeşitli sonatlar, oratoryolar, ilahiler ve pasyonlar vardır.

KARABUDAK TUNCER

Facebook Login

You must be logged in to post a comment Login