16. Yüzyıl Venedik Okulu

16. Yüzyıl Venedik Okulu

16. Yüzyıl Venedik Okulu

Giorgione – Kırda Konser -110×138-1508-9-Tual üzerine yağlıboya-Louvre Müzesi, Paris
Giorgione – Üç Filozof – 1509-Tual üzerine yağlıboya-Kunsthistorisches Museum (Sanat Tarihi Müzesi), Viyana

Venedik okulunun gelişiminde Mantegna, Belliniler gibi 15.yüzyıl sanatçılarının büyük etkisi olduğunu görmüştük. Aynı şekilde Avrupa’nın iç kısımları ve Akdeniz ticareti yoluyla doğu dünyasından gelen verilerin, İtalya’ya ilk olarak Venedik yoluyla girdiğinden de bahsetmiştik. Antonella de Messina, kuzeyden edinilen yağlıboya resim tekniğini İtalya’da ilk uygulayan sanatçılardandı. Venedik ayrıca kuzeyin resim geleneği ile Floransa kaynaklı resimsel gelişmelerin kesiştiği bir bölgeydi.

Bütün bu özellikler Venedik’in 16.yüzyılda önemli bir resim okulu olarak devam etmesinde birincil derecede etkili olmuşlardır. Bu dönemde Venedik; Tiziano, Giorgione ve Veronese başta olmak üzere pekçok önemli ressamın yetiştiği bir okul konumundadır.

Giorgione (y.1476/78- 1510)
Sanatçının hayatıyla ilgili bilgiler sınırlıdır. Giorgio Vasari’nin (1511-1574) rönesans sanatçılarıyla ilgili kitabında verdiği bilgiler önemlidir. Venedik’e yakın olan Castelfranco’da dünyaya gelmiştir. 1490 yılında Venedik’e gitmiştir ve Giovanni Bellini’nin yanında çalıştığı tahmin edilmektedir. Bu tahmin gerçekleri yansıtmasa bile, onun resimlerinden etkilenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Vasari, Giorgione’nin hayatından bahsederken, onun Leonardo’dan derinden etkilendiğini ve bu büyük ustanın yumuşak ve zarif biçimlendirme tarzını uyguladığını belirtmektedir. Leonardo, Milano’dan ayrıldığında 1500 yılında, kısa bir süre (birkaç hafta kadar) Venedik’te kalmıştır. Giorgione, bu sırada onu tanımış olabilir.

Giorgione’nin erken çalışmalarından biri, doğduğu kent olan Castelfranco’nun San Liberale Kilisesi için yaptığı Aziz Francesco ve Aziz Liberale1 ile Meryem ve Çocuk İsa’dır. Ahşap üzerine yağlıboya ile yapılan 200x152cm. boyutlarındaki resim, 1504/5 yıllarına tarihlenmektedir. Resimde, gerek Leonardo gerekse Bellini’nin yumuşak biçimlendirme tarzı ve dingin üsluplarının etkileri hissedilmektedir. Meryem, azizlerin ortasında oldukça yüksek bir tahtın üzerinde oturmaktadır. Sol tarafta ışığın tanımladığı metal dokusuyla, zırhı içinde aziz Liberale , sağda ise belinde üç düğümlü ip bağlı olan kahverengi cüppesiyle aziz Francesco yer almaktadır. Meryem onların bir hayli üstündedir ve azizlerin arkasını tahtın alt kısmına kadar yükselen koyu kırmızı renkteki paravan/ duvar sınırlarken; Meryem’in arkasını, resmi yatay olarak bölen bu paravanın üstünden itibaren uzaklara doğru gelişen doğa kaplamaktadır. Bu düzenleme, resmi çeşitli ayrı kompozisyonlara ayırmaktadır: Arka planda doğa ile tahtta Meryem ve çocuk İsa; arkaları kırmızı fonla sınırlı iki aziz ya da resim boylamasına bölündüğünde herbir aziz Meryem ile birlikte gibi… Bunlar dışında arkasında askeri bir kale ile birlikte zırhlar içindeki aziz Liberalis tek başına bir portredir. Arka plandaki manzarada yer alan kale onun asker kimliğini pekiştirir.

 

Giorgione-Uyuyan Venüs-108.5×175-ca. 1510-Gemaeldegalerie, Dresden
Giorgione – Aziz Francesco ve Aziz Liberalis arasında Meryem ve Çocuk İsa-200×152-1505-Ahşap üzerine yağlıboya-Duomo, Castelfranco Veneto
Giorgione – Fırtına – 82×73-ca. 1505-Gallerie dell’Accademia, Venedik

Aziz Francesco da bağımsız bir portre oluşturur. Onun arkasındaki manzara da azizin doğa ile ilgisini yansıtır. Her bir figürün kendi ayrı dünyalarına dalmış, birbirleriyle ilgisiz duruşları da bu bağımsız kompozisyonları desteklemektedir. Ancak resmi boylamasına bölen yüksek kaideli taht ve yatay olarak bölen paravan ile aziz Liberalis’in tuttuğu sancak gibi unsurlar kompozisyon bütünlüğünü sağlamaktadır. Bununla birlikte, resmin tümünü kuşatan en önemli unsur, resmi izleyeni ve resimdeki figürleri de etkisi altına alan atmosferdir. Resimsel bütünlüğün en önemli unsuru bu atmosferdir. Kırmızı ve yeşil renklerinin dengeli kullanımı, yumuşak ton geçişleri, ufuk çizgisinin yukarıda tutulması, figürlerin dingin ifadeleri ve ışığın kullanım şekli, Giorgione’nin resimlerinde basınçlı bir atmosfer, sıkıntılı bir hava yaratmaktadır.

Yaklaşık 1510 yılına tarihlenen Kırda Konser, 110x138cm. boyutlarında bir resimdir. Aynı atmosfer koşulları burada da hissedilmektedir. Giorgione’ye atfedilen resimde, kırsal alanda eğlenen figürleri içeren bir günlük yaşam sahnesi aktarılmaktadır. Ön planda dörtlü figür grubu yer almaktadır. İki çıplak kadın figüründen birisi, yerde arkası izleyiciye dönük olarak oturmuş flüt çalmakta, diğeri resmin sol tarafındaki küçük su havuzundan cam bir sürahiyle su almaktadır. Oturan kadının arkasında yer alan ve iki kadın figürünün ortasında bulunan giyimli erkek figürlerinden soldaki mandolin çalmaktadır. Figürler izleyiciye bakmaz ve birbirleriyle konuşur gibidirler. Yine yeşil ve kırmızı renklerin dengeli kullanımı söz konusudur ve yine basınçlı bir atmosfer hissedilmektedir. Mitolojik bir konuya özgü olan çıplak kadın figürleri, dönemin yaşamından bir sahneye aktarılmıştır. 19.yüzyılda izlenimci ressam Manet başta olmak üzere pekçok modern ressam bu eserden etkilenmiştir.

Çıplak kadın figürü Giorgione’nin diğer resimlerinde de vardır. Uyuyan Venüs’te mitolojik bir karakter temel alınarak nü konusu gündeme getirilmiştir. Resmin ön planında zemine serili kumaşlar üzerinde uzanmış kadın figürü, arka planda ise geniş ufuklu bir manzara yer almaktadır. Resmin sol tarafında Venüs’ün baş tarafını sınırlayan bir doğa kesiti yer almaktadır. Venüs, mitolojik karakterine uygun bir biçimde doğa içerisine yerleştirilmiştir. Gözleri kapalıdır ve izleyiciyle hiçbir iletişime girmez.

Giorgione’nin en tanınmış ve bir o kadar gizemli eseri olan Fırtına, yaklaşık 1510 yılında yapılmış 78x72cm. boyutlarında bir resimdir. Resmin sağ tarafında yeşilliklerin üzerinde oturan bir anne, çocuğunu emzirmektedir. Sol tarafta ise, sağ elinde bir değnek tutan genç bir erkek figürü ona bakmaktadır. Resmin ortasından iki figürü ayıran bir dere geçmekte, arka planı ise mimari ve doğa kaplamaktadır. Bulutlu gökyüzü, bir fırtınanın yaklaşmakta olduğu hissini vermektedir. Resmin konusu tam olarak anlaşılmış değildir. 1530’lu yıllarda, “fırtına, çingene kadın ve askerli manzara” olarak tanımlanmıştır. Ancak figürlerin ilişkisi belli değildir ve konuyu tanımlayacak bir ipucu bulunmamaktadır. Kadın figürü Meryem, erkek ise çoban olabilir. Çoban, İsa’yı sembolize etmektedir. Eğer dinsel bir konuysa Meryem ve çocuk İsa’nın bu şekilde sunumu dönemi için büyük bir cüretkarlık örneğidir. Değilse bile bu temaya bazı göndermeler içerdiği hissedilmektedir. Ayrıca dönemin edebiyat veya tiyatrosuyla ilgili günümüze ulaşmamış bir metinden yola çıkan bir konu da olabilir. Bu dönemde ressamlar ve edebiyatçıların birbirleriyle ilişki içerisinde oldukları unutulmamalıdır.

 

Tiziano Vecellio – Flora-79.6 x 35 – ca. 1515-Tual üzerine yağlıboya-Galleria degli Uffizi, Floransa
Tiziano Vecellio – Meryem , Azizler ve Pesaro Ailesi-478×266-ca. 1519-26-Tual üzerine yağlıboya-Venedik

 

Tiziano Vecellio – Bacchnal-175 x 193 – ca. 1525-Tual üzerine yağlıboya- Museo del Prado, Madrid
Tiziano Vecellio – Meryem’in Göğe Yükselişi-690 x 360 – 1516-18-Tual üzerine yağlıboya-Venedik

 

Resmin konusuyla ilgili bu tür varsayımlar türetilebilir. Ancak resim X- Ray ışınlarıyla incelendiğinde erkek figürünün yerinde daha önce ikinci bir nü olduğu görülmüştür. O halde Giorgione atmosfer koşullarını yansıtan bir manzara içerisine keyfi bir şekilde figürler de yerleştirmiş olabilir, ki sanatçının atmosfer koşullarını yansıtma konusundaki duyarlılığı hesaba katıldığında bu akla daha yatkın gelmektedir. Ayrıca konusu ne olursa olsun, resmin ön plana çıkan özelliği gökyüzünü kaplayan enerjiyle yüklü koyu bulutların tanımladığı atmosfer olayıdır. Bu yüzden, yaklaşmakta olan fırtınanın habercisi olan koşullara dayanılarak resme Fırtına adı verilmiştir.

Giorgione’nin kariyeri on seneden fazla sürmüş değildir. Fakat Venedik sanatına pekçok yenilik katmıştır. İnsanların evlerine koymaları için küçük boyutlu, din dışı resimleri tanıtması bunlardan birisidir. Ayrıca resimlerindeki zarif biçimlendirme, renk kullanımı ve yumuşak ışık- gölge karşıtlıklarıyla 16.yüzyıl Venedik resminin üslupsal gelişimine katkı sağlamıştır. Bütün bunların dışında nü konusunu ve diğer konular içerisinde bağımsız bir unsur olarak ön plana çıkan manzarayı tanıtması da son derece önemlidir.

Tiziano Vecellio (1488/90- 1576)
16.yüzyılın bir diğer önemli Venedikli sanatçısı olan Tiziano, 9 yaşında Venedik’te bir mozaik ustasının yanında çırak olmuş, daha sonra Bellinilerin atölyesine girerek Giovanni Bellini’nin yanında çalışmıştır. Doğum yeri Venedik topraklarında bir dağ kasabası olan Cadore’dir ve ailesi tarafından resim eğitimi almak üzere yollanmıştır. Erken çalışmalarında da Giovanni Bellini ve Giorgione’nin etkileri görülmektedir. Tiziano, Giorgione ile birlikte çalışmış ve resimler üretmiş bir sanatçıdır ve Giorgione’nin bazı resimlerini onun tamamladığı bilinmektedir.

Yaşadığı dönemde büyük ün kazanmış olan Tiziano, yaptığı çok sayıda portre, dinsel ve mitolojik konulu resimlerle tanınmaktadır. Erken çalışmalarındaki Giorgione etkisine rağmen daha sonra kendi özgün üslubunu geliştirmiştir. Erken çalışmaları arasında mitolojik konular ağırlıktadır. Yaklaşık 1515 yılına tarihlenen Flora, koyu renkle tanımlanan arka planın önünde yer alan genç bir kadın resmidir. Tek göğsünü açıkta bırakan elbisesi ile, cinsellik olgusunun mitolojik konulara yüklendiği örneklerden birisini oluşturmaktadır. Buna karşılık bunun bir portre resminin kompozisyon düzenlemesi içerisinde ele alınışı ilgi çekicidir. Mitolojik figür, böylece günlük hayattan bir kişi özelliği kazanmaktadır.

1515 tarihli Kutsal Aşk ve Dindışı Aşk adlı resim, Giorgione’nin gizemli hayal ürünü resimleriyle bağlantılıdır. Kabartmalı küçük bir mermer havuzun sol tarafında, dönemin kıyafetleri içerisinde kutsal aşkı sembolize eden kadın figürünü, sağ tarafında ise dindışı aşkı sembolize eden çıplak kadın figürünü görürüz. Arkalarında geniş bir manzara yer almaktadır. Konu, dönemin aşk üzerine yoğunlaşan entelektüel ilgisiyle bağlantılı olduğu kadar dinsel ve dindışı, göksel ve dünyevi olan arasındaki karşıtlıkları gözler önüne sermektedir.

Tiziano Vecellio – Venüs  -124.5×105.5-1554-55-Tual üzerine yağlıboya-National Gallery of Art, Washington
Tiziano Vecellio – Urbino Venüsü-119×165-1538-Tual üzerine yağlıboya-Galleria degli Uffizi, Floransa
Tiziano Vecellio – Müzisyen ve Venüs-148×217-1548-Tual üzerine yağlıboya-Museo del Prado, Madrid

Tiziano’nun erken dönem çalışmaları arasında en dikkat çekici olanı 1516- 18 yılları arasına tarihlenen Meryem’in Göğe Yükselişi sahnesidir. 690x360cm boyutlarındaki resimde, Meryem’in boş mezarı etrafındaki kalabalık yeryüzünde bulunmaktadır. Buna karşılık bulutlar üzerinde göğe yükselen Meryem ve etrafındaki melekler gökyüzündedir. Meryem’in arkasında yoğun bir ışık kaynağı gökyüzünü aydınlatmaktadır. Kalabalık arasında şaşkınlıkla elini yukarı doğru uzatan figür, Rafaello’nun 2 Kutsal Tartışma resmindeki benzer figür gibi yer ile gökyüzünü ve resmin alt kısmından itibaren yukarı doğru gelişen iki ayrı kompozisyonu birbirine bağlamaktadır. Bu resim; hareket, ifade, ışık ve renk kullanımı ile Tiziano’nun erken başyapıtlarından birisidir.

Sanatçının 1519- 26 yılları arasında gerçekleştirdiği Pesaro Madonnası bir diğer önemli eseridir. Tahtta Meryem, azizler ve Pesaro ailesinin fertlerinden oluşan kalabalık, üst kısmı yuvarlak kemerle biten uzunlamasına dörtgen formundaki resim alanı içerisine yerleştirilmiştir. Meryem birkaç basamakla yükseltilmiş ve resim yüzeyine 45 derecelik bir açı yapacak şeklide resmin sağ tarafında yer alan tahtın üzerinde oturmaktadır. Bu uygulama alışıldık Meryem ve Çocuk İsa kompozisyonlarından oldukça farklıdır. Tahtta oturan Meryem ve çocuk İsa artık seyirlik imgeler olmaktan çıkmıştır. Resme bakan da izleyici olmaktan çıkmakta adeta sahneye dahil olmaktadır. Tahtın hemen arkasında anıtsal bir sütun yer almaktadır, bunu resmin orta kısmına doğru daha geride yer alan bir diğeri izlemektedir. Arka planda bu iki sütunun sınırladığı alan dışında kalan bölgeler gökyüzüne açılmaktadır. Resmin üst kısmında bulutlar üzerinde yer alan melekler rakursi ile verilmiştir. Bu da görsel bir illüzyon olarak Venedik resminin Mantegna’dan bu yana kullandığı bir uygulamadır ve barok resim tarafından bu tür göz aldatmalarına sık sık başvurulacaktır. Resmi sipariş eden Venedik soylusu Jacobo Pesaro da ailesinin fertleri ile birlikte resmin içindedir. Jacobo Pesaro Meryem’in önünde diz çökmüş olarak yer almaktadır3. Resim Türklere karşı kazanılan deniz zaferinin anısına sipariş edilmiştir. Zırhı içerisindeki bir sancakçı bir Türk tutsağı sürükleyerek resmin sol tarafından sahneye dahil etmiştir. Böylece resmin dinsel olan ana konusunun yanı sıra yan konu olarak; resme dahil olan Türk tutsağın çağrıştırdığı tarihi bir olay ve Pesaro ailesinin üyelerinin varlığı ile açıklanan portre de söz konusudur. Resmin içerisinde beyaz sakalları ve tahtın basamaklarındaki anahtarı ile aziz Petrus ve belinde üç düğümlü ipi bulunan kahverengi cüppesiyle aziz Francesco da bulunmaktadır.

Tiziano, mitolojik konulara da ilgi göstermiştir. 1519- 1520 yıllarına tarihlenen Bacchanalia, Giovanni Bellini’nin ölümünden çok kısa bir süre sonra resmedilmiştir ve Tiziano bu resmiyle, ustasının Tanrıların Şenliği adlı mitolojik resmine gönderme yapmaktadır. Oldukça hareketli bir sahnedir. Doğa içinde eğlenen bir grup vardır. Çıplak vücutlar, hareket, doğa resme hakimdir. Sağ alt köşede önde uzanmış olan çıplak figürü, Bellini’nin resmiyle olan bağlantıyı arttırmaktadır.

 

Tiziano Vecellio – İmparator V. Charles Mühlberg’de-332×279-1548-Tual üzerine yağlıboya-Museo del Prado, Madrid
Tiziano Vecellio – Kutsal ve Dindışı Aşk-118×279-1514-Tual üzerine yağlıboya-Galleria Borghese, Roma
Paolo Veronese – Levi Evin’de Yemek-555×1280-1573-Tual üzerine yağlıboya-Venedik

Tiziano hayatı boyunca çok sayıda portre de yapmıştır. Onun yayılan şöhreti, çeşitli kişilerden siparişler almasına neden olmuştur. Bunlardan en önemlisi, İmparator V. Charles’dır. İmparator’un, yanında çalışırken fırçasını düşüren Tiziano’ya, eğilip yerden aldığı fırçayı vermesi sanata ve sanatçıya bu dönemde verilen önemi simgeleyen bir hikayedir. 1530’da V. Charles’ın taç giyme törenine refakat etmek üzere Bologna’ya çağrılmış ve imparator tarafından pek az sanatçının eriştiği bir onurla şövalye ilan edilmiştir. V. Charles’ı at üzerinde gösterdiği portrede, ışığın nesnelerin (bu resimde imparatorun zırhı) dokusunu tanımlamadaki etkisinden başarıyla yararlanılmıştır.

Tiziano, 1538’de ele aldığı Venüs konusunu pekçok resimde tekrarlamıştır. 1538 tarihli Urbino Venüsü, ustası Giorgione’nin Uyuyan Venüs’üne göndermeler içermektedir. Giorgione’nin resminde figür doğa içerisinde uzanmış ve gözlerini kapamıştı; Tiziano’nun Venüs’ü bir iç mekandadır ve gözlerini izleyiciye doğrultmuştur. Her iki figürün de baş taraflarında arka planı sınırlayan birer unsur vardır (Giorgione’de doğa kesiti, Tiziano’da bir perde). Ancak Giorgione’nin Venüs’ü kırlar içerisinde kendi dünyasına dönmüş bir figür olarak mitolojik karaktere daha fazla yaklaşmışken, Tiziano’nunki yüzüğüyle, bileziğiyle ve arkada sandığa elbiselerini yerleştiren hizmetçileri ile iç mekanda yer alan bir kentsoylu hanımefendiyi çağrıştırmaktadır. Bu özelliği ile Urbino Venüsü daha çarpıcı bir örnektir. Urbino dükü için yapılan bu resim aslında Venüs ismini tam anlamıyla karşılamamaktadır. Venüs gibi mitolojik bir isim, çıplak konusunun ele alınması için bahane olmaktadır.

Nü konusuna dönemin kentsoylularının gösterdiği talep Tiziano’nun aynı konuyu değişik şekillerde ele almasına yol açmıştır. Aynalı Venüs, bunlardan birisidir ve sahnede yer alan melek figürü ile onun Venüs’e tuttuğu ayna, barok dönem İspanyol ressamı Velasqez’in ünlü resmini müjdelemektedir. Venüs ve Müzisyen de aynı konunun bir diğer örneğidir.

Paolo Veronese (1528- 1588)
Adından da anlaşılacağı gibi Verona’da dünyaya gelmiştir. 14 yaşında bir atölyeye girerek eğitim almaya başlamıştır. Venedik’e çok uzak mesafede olmayan Verona’da gerçekleştirdiği ilk çalışmaları genel olarak Tiziano’nun Pesaro Madonnası’nın etkilerini gösterir.

Fakat yaklaşık olarak 1553 yılında, 1588’deki ölümüne değin kesintisiz olarak çalıştığı Venedik’e gelerek burada San Sebastiano Kilisesi’nin tavanı için göz yanılsaması yaratmaya dayanan freskler üzerinde çalışmaya başlamıştır. Ardından Doçlar Sarayı ve Villa Maser’e duvar resimleri yapmıştır.

 

Paolo Veronese – Kana Düğünü-666×990-1563-Tual üzerine yağlıboya-Louvre Müzesi, Paris
Paolo Veronese – Europa’nın Kaçırılışı-240×303-1580-Tual üzerine yağlıboya-Venedik
Paolo Veronese – Venedik’in Zaferi-1585

Yaklaşık 1560 tarihli olan Villa Maser freskleri duvarları kaplayan geniş manzaralardan oluşmaktadır. Böylece adeta yapının duvarları ortadan kaldırılmış hissi yaratılmıştır. Bu tür görsel yanılsamalar izleyen dönem resim sanatında giderek daha sık kullanılır olacaktır. Veronese iç mekanlara yaptığı duvar resimleriyle ün kazanmış ve çok sayıda sipariş almaya başlamıştır. Klasik mimarlık yapıtlarından oluşan bir arka fon üzerinde canlı renklerle betimlediği alegorik, dinsel ve tarihsel konulu büyük resimleriyle tanınmıştır. Yanılsamalı manzaralar ve mimari öğelerle yapıların duvarlarının sınırlayıcı etkisi ortadan kaldırılmıştır. Başta Venedik kırsalında yapılan villalar için olmak üzere çeşitli freskler yapmıştır. Aynı zamanda altar panoları ve yağlıboyalar da gerçekleştirmiştir.

1562-3 yıllarına tarihlenen 669x990cm. boyutlarındaki Kana Düğünü adlı resim, tuval üzerine yağlı boya ile yapılmıştır. Resmin yan taraflarında hareketli, kalabalık mimari öğeler yer almaktadır. Bunlar dönemin Venedik’te çalışan ünlü mimarı Sansovino’nun yapılarına çağrışımlar yapmaktadır. Ortada kalan boşluk gökyüzüne açılmaktadır. Resmin ön kısmında, resim yüzeyine U şeklinde açılan bir masa etrafında kalabalık ve hareketli figürler yer almaktadır. Gerek mimari gerekse figür kalabalığı Veronese’nin resimlerine yoğun bir hareket duygusu kazandırmaktadır. Masa etrafında toplanmış kalabalığa müzik keyfi yaşatan bir de müzisyenler grubu vardır. Bunlar çeşitli enstrümanları çalan dönemin Tiziano, Giorgione gibi önemli Venedikli sanatçılarıdır. Figür grubunun arkasında ve hemen üstlerinde yer alan platformun korkulukları resmi yatay olarak ayırmakta, ancak ortadaki boşlukta görülen uzaktaki kule ve iki yandaki kalabalık mimari öğelerin dikeyliği bu yatay etkiyi karşılamaktadır. Resimde figür- mekan ilişkisinin tüm bu kalabalığa karşın rahatlıkla ele alınışı, trecentodan beri ressamların verdiği mücadelenin bir zaferidir sanki.

Veronese’nin yapıldığı dönemde tartışma yaratan bir resmi ise, 1573 tarihli Levi Evinde Yemek’tir. Üç kemerli geniş bir Roma zafer takını andıran mimari, tüm resim yüzeyini kaplamaktadır. Kemer açıklıklarının arasına kurulu masayı kalabalık bir figür grubu çevrelemiştir. Yine kalabalık mimari öğeler ve figürlerle hareketlendirilmiş bir resimdir. Resmin dinsel olan konusunun (son akşam yemeği) böylesine dünyevi figürlerle doldurulup, tüm ağırlığından yoksun bir şekilde ele alınması üzerine Engizisyon harekete geçmiş ve nihayetinde Veronese resmin ismini Levi Evinde Yemek olarak değiştirmek zorunda kalmıştır.

Venedik’teki Doçlar Sarayı’nda yer alan bir odanın tavan kısmına konmak üzere yapılmış olan Venedik’in Zaferi, 1585 tarihli, oval bir resimdir. Tavanda yer almakta ve düz tavana göğe açılan kubbemsi bir etki veren göz yanılsamasına dayanmaktadır. Yine yoğun mimari ve kalabalık figürler arasında gökyüzü görülmektedir. Bu kez izleyicinin bakış açısı neredeyse tam alttandır. Rakursiler, ışık kullanımı ve kompozisyonun gelişimi göz yanılsamasını arttırıcı unsurlardır. 15.yüzyıl Venedik sanatçısı Mantegna’nın yaklaşık yüz yıl önce Gonzaga ailesinin sarayının tavanına yaptığı resmin üzerine gelişen bir anlayışın örneğidir.

Doç. Dr. Mehmet Üstünipek

Facebook Login

You must be logged in to post a comment Login