16. Yüzyıl Alman Resim Sanatı

16. Yüzyıl Alman Resim Sanatı

16. Yüzyıl Alman Resim Sanatı

Matthias Grünewald – İsa’nın Aşağılanması-1503-109×73.5-Panel üzerine yağlıboya
Matthias Grünewald – Aziz Erasmus ve Aziz Maurice’in Buluşması -1517-23-226×176-Ahşap üzerine yağlıboya

16. Yüzyıl Alman Resim Sanatı
Kuzey rönesansının biçimlendiği önemli coğrafyalardan biri de Almanya’dır. Özellikle Erasmus’un siyah çizgilerin Apelles’i olarak tanımladığı Albrect Dürer’in kimliğinde yaşanan atılım, 16.yüzyılda Almanya’da ne denli güçlü bir resim kültürünün var olduğunu kanıtlamaktadır. Alman ressamlar da Flaman çağdaşları gibi çoğu zaman kuzey geleneklerini İtalyan idealleriyle buluşturmuşlardır.

Matthias Grünewald1 (1470/80- 1528)
Grünewald’ın hayatı hakkında çok fazla bir bilgi yoktur. 16.yüzyılın ilk yıllarında Dürer’in etkisinin belirgin olduğu Nüremberg’de bulunduğu anlaşılmaktadır. 1503 yılında bilinen ilk çalışması olan Lindenhardt Sunak Resmi’ni yapmıştır. Bu resimdeki figürler daha sonra yaptığı ünlü Isenheim sunak resminin habercisi niteliğindedir.

Grünewald’ın 1503 tarihli İsa’nın Hakarete Uğraması adlı resmi (109×73.5cm.) Grünewald’e özgü kaba gerçekçiliği açıkça ortaya koymaktadır. İsa’ya saldıran figürler Grünewald’e özgü bu kaba gerçeklikle bağlantılı olarak deforme edilmiştir. İsa yakalandıktan sonra elleri ve gözleri bağlı bir şekilde, galeyana gelmiş bir kalabalık tarafından dövülüp sürüklenmektedir. Arka plan koyu renktedir. Figürlerle dolu, kalabalık hareketli bir sahnedir. Resme canlı renklerin hakim olması kuzey geleneği ile bağlantılı bir özelliktir.

1510’da Elektör Prens Piskopos Uriel Von Gemmingen’in sanat ve resim ustası, şatoyu yenileme çalışmalarının yönetmeni olarak Mainz’dadır. Bu bilgi, dönemin Alman sanatçılarının siyasi ve dinsel otoriteler tarafından himaye edildiğinin bir başka göstergesidir. Grünewald’ın en önemli çalışması 1512- 1516 arasına tarihlenen Isenheim Sunak Resmi’dir. Çok sayıda sahneden oluşmuş olan panonun en önemli parçası Çarmıha Gerilme’dir. Bu resimde ön plana çıkan özellik ifadedir. İfade, izleyeni sadece etkilemekle kalmaz adeta dehşete düşürür.

 

Matthias Grünewald – Çarmıha Gerilme – 1515-Ahşap üzerine yağlıboya
Lucas Granach – Balpeteği ile Venüz ve Küpid-1531-Tual üzerine yağlıboya

Vücudu yara bere içindedir, ellerinden, ayaklarından ve göğsünden boşalan kanlar çarmıhın dibinde toprağa karışır. Ağzı acıyla aralanmış, çivilenmiş elleri kaskatı kıvrılıp kalmıştır. Can çekişe çekişe ölmüştür İsa… İlk hrıstiyanların çarmıhta iken bile gözleri kapalı tasvir etmeye çekindikleri bu kutsal insan, şimdi acıdan kıvranarak çarmıhta cansız şekilde asılı kalmıştır. Gerildiği çarmıh bile alışılmış örneklere benzemez; kalınca bir tahtaya uzun bir odun parçası çakılıvermiştir. İsa’nın başının üzerinde hale yoktur. Zaten ölümü de hiçbir kutsallık izi taşımaz. Beline sarılı çaputtan, çirkin ayaklarına kadar İsa’nın sunumundaki kaba gerçekçilik, çarmıhın dibindeki figürlerde yerini biraz zorlama bir ifadeye bırakır. Maria Magdalena ve Meryem ellerini kavuşturmuş yakarmaktadırlar. İsa’nın ‘bundan sonra oğlun budur’ diyerek annesini emanet ettiği İncilci Yahya; benzi sapsarı kesilmiş bir şekilde yığılmak üzere olan Meryem’i tutmaktadır. Çarmıhın sağ tarafında ise Vaftizci Yahya yer almaktadır. Çarmıhın iki yanındaki figürlerin hareketleri İsa’yı kaderiyle yalnız başına bırakırcasına resmin yanlarına doğru yönelmektedir. Bu hareket izleyicinin ilgisini İsa’nın bedenine doğru çeker. Dönemin hiç bir İtalyan sanatçısının tahammül edemeyeceği bir şekilde, çarmıha gerili İsa ile diğer figürlerin oranları arasında varolan dengesizlik de dikkatlerin İsa’da yoğunlaşmasına hizmet eder. İsa, diğer figürlerden daha büyük tasvir edilmiştir. Yine, resmin arka planının sınırlı tutulması ilginin çarmıhtan arka planlara kaymasını engeller. Bütün bu uygulamalar zaten görünümü ile izleyenin bakışlarını üzerinde toplayan İsa’nın, resmin odak noktası olmasını sağlama bağlamaktadır.

1520 yılında V. Karl’ın taç giyme töreni için Aix- la- Chapelle’de başpiskopos Albrecht von Brandenburg’a eşlik etmiş ve bu sırada Dürer’le tanışmıştır. Ancak onun resimleri Dürer’in hümanizminden uzak bir karamsarlığı yansıtmaktadırlar. Yine de, 1520’lerin başlarına tarihlenen Aziz Erasmus ve Aziz Maurice’in Buluşması adlı resim anıtsal bir şekilde ele alınan figürleriyle yüksek rönesansın oran ve kompozisyon ilkelerine bağlılığı ortaya koymaktadır.

Grünewald, hayatının son yıllarını yokluk içinde yaşadığı Frankfurt’ta geçirmiştir. Belirgin bir paranoya sorunu vardır ve 1527’de vebadan öldüğü Halle’ye gitmiştir.

Lucas Cranach (1472- 1553)
Alman resminin önemli isimlerinden biridir. İsmi, doğum yeri olan güney Almanya’daki Kronach’dan gelmektedir. 1504 yılına kadar üç yıl Viyana’da yaşadığı anlaşılmaktadır. Burada hümanistlerle ilişki içerisine girmiştir. Bu dönemde, Altdorfer’in de aralarında bulunduğu ve manzaranın önem kazandığı Tuna okulu paralelinde Mısıra Kaçış Yolunda Dinlenme gibi resimler üretmiştir.

1504 tarihli bu resim figürleri kuşatan doğanın önem kazandığı bir sahnedir. Ayrıntılı doğa tasvirinin yanı sıra renkçi bir yaklaşım dikkat çekmektedir.

 

1505’de Wittenberg’e yerleşmiş ve burada 45 yıl boyunca Saksonya prensliğine hizmet etmiştir. Burada çocuklarından birinin vaftiz babası olacak Luther ile tanışmış ve reform düşüncelerini benimsemiştir. Bir eczane ve basımevi sahibi olduğu bu şehirde 1537 yılında belediye başkanlığı görevini üstlenmiştir. Ama esas olarak aralarında oğullarının da bulunduğu öğrencilerinin desteğiyle yoğun bir atölyeyi işletmiştir. Yağlıboyaların yanısıra baskı resimler de üretmiştir. Konu olarak ise yaptığı portreler dışında çok sayıda dinsel ve mitolojik içerikli resimler ile çıplaklar ağırlık kazanmaktadır.

1520- 30 arasına tarihlenen Çarmıha Gerili İsa ve Kardinal Brandenburg’lu Albrecht adlı resminde bulutlarla kaplı gökyüzü alttan bakış açısına göre düzenlenmiştir. Kardinal çarmıhın dibinde yer almaktadır. İsa’nın kan içerisindeki vücudu ifadeyi arttırmaktadır.

Albrecht Altdorfer (y.1480- 1538)
Alman resmi bu dönemde başka önemli sanatçılar da yetiştirmiştir. Bunlardan biri Altdorfer’dir. 1505 yılından itibaren Regensburg’a yerleşen sanatçı, öncelikle dini konulu resimler üretmiş olmasına karşın doğaya duyarlı resimleriyle tanınmaktadır. Altdorfer, aralarında Cranach ve Wolfgang Huber gibi isimlerin bulunduğu, Tuna vadisinde birbirinden bağımsız olarak çalışan ve manzaraya ağırlık veren resimleriyle bilinen Tuna Okulu’nun öncü ressamıdır. İlk imzalı resmi olan 1507 yılına ait Satir Ailesi, sanatçının Giorgione ve Mantegna gibi Venedikli ustalara aşina olduğunu ortaya koymaktadır.

İmparator Maximilian için çalışmış olan Altdorfer’in 1510 tarihli Aziz George adlı çalışması ise, yaygın olarak resmedilen bir sahnenin farklı ele alınışıdır. Bu dinsel nitelikli sahnede figürler resmin bütün yüzeyini kaplayan doğanın yeşili içerisinde küçücük kalmışlardır. Bu yaklaşım, doğanın yüceltilmesi ve insanın doğa karşısındaki konumunun sorgulanması açısından modern sanata etki edecektir.

Lucas Granach – Mısır’a Kaçış Yolunda Dinlenme -1504-69×51-Ahşap
Lucas Granach – Martin Luther’in Portresi -1543-Panel
Genç Hans Holbein -Jakob Mayer’in Portresi – 1516
Genç Hans Holbein – Sir Thomas More’un Portresi – 1527

 

Albrecht Altdorfer – İskenderiye Savaşı – 1529
Albrecht Altdorfer – Mısır’a Kaçış Yolunda Dinlenme – 1510

 

1520’lerle birlikte Regensburg Yakınında Tuna Manzarası adlı resminde olduğu gibi, doğadan figürü tamamen çıkardığı resimler üretmeye cesaret etmiştir. Bu yaklaşımıyla Altdorfer, manzara resmini ayrı bir tür olarak ele alan ilk Avrupalı ressamdır.

Onun 1529 tarihli İskender’in Zaferi adlı resmi, son derece geniş bir manzara içerisinde çok kalabalık figürlerden oluşan; hareket, ritm ve enerji dolu bir çalışmadır. İzleyici sahneye yukarıdan bakmaktadır. Bu kalabalık sahnede renkçi bir yaklaşım söz konusudur. Çok sayıda küçük figürle oluşan kalabalık kompozisyon bütününün hareketi, renk dağılımındaki dengelerle pekiştirilmiştir.
(Genç) Hans Holbein (1497/8- 1543)
Alman resminin en önemli ustalarından biridir. Ressam bir ailenin üyesi olarak yaşadığı dönemde oldukça popüler olmuştur. Babası da bir ressamdır ve resim üzerine ilk bilgilerini onun yanında almıştır. 1514- 15 yılında kardeşi Ambrosius’la birlikte Basel’e giderek burada hümanistlerden destek bulmuştur. Basel’de bir yandan grafik ve baskı çalışmış, diğer yandan başta portre olmak üzere çeşitli konularda resimler üretmiştir. 1516 tarihli Basel belediye başkanını bir rönesans kemerinin önünde gösteren Jacob Meyer ve Karısı adlı resmi yapmıştır. Bu resimle birlikte ahşap üzerine tempera ve yağlıboya kullanarak tüm portrelerinde uyguladığı bir tekniği geliştirmiştir.
1517- 18’de babasıyla birlikte Luzern’de Von Hertenstein ailesine ait evin dekorasyonunda çalışmıştır. Bundan hemen sonra 1519 yılında Bonifacius Amerbach’ın Portresi’nde üslubunun bir olgunlaşma sürecine girdiği gözlemlenir.
“… daha sonraki en iyi çalışmalarında varolan görüş rahatlığına ve yumuşak tarzına sahip bir resim olması sanatçının bu resmi yapmadan önce İtalya’yı ziyaret etmiş olduğunu düşündürür.”
McCORQUODALE,Charles; The Rennaisance European Painting 1400- 1600, Studio Editions, G. Britain, 1994, p. 265)
Dini konulu siparişlere yoğunlaşan babasının aksine Holbein’ın özellikle portre konusunda uzmanlaşması, reformasyon hareketi ve kilisede her türlü gösterişe karşı çıkan protestanlık nedeniyle sanatçıların kiliseden çok kentsoyluların siparişlerine dayanmasıyla bağlantılı bir gelişmedir.
1520 yılında Basel vatandaşlığına kabul edilen Holbein, Elsbeth Schmid’le evlenmiş ve ailenin 4 çocuğu olmuştur. Holbein 1524 yılında kraliyet koleksiyonundaki Raffaello resimlerini görme fırsatını bulduğu Fransa’yı ziyaret etmiştir. 1526 tarihli Burgmeister Madonnası ve 1538 yılında Lyon’da yayınlanana değin, içerdiği reformasyon fikirlerinden dolayı yasaklanan Ölümün Dansı baskı serisinde Raffaello’nun etkileri izlenebilmektedir.

Sanatçı bu sırada Erasmus gibi önemli entelektüel çehrelerle tanışmış onun Deliliğe Övgü adlı kitabı için resimler hazırlamıştır. Reform hareketinin yarattığı kargaşalık ortamında 1526’da elinde Thomas More’a iletilmek üzere Erasmus tarafından verilmiş bir tavsiye mektubuyla İngiltere’ye gitmiş, burada More’un ve gökbilimci Niclaus Kratzer’in portrelerini yapmıştır. 1527 tarihli bir çizim ise Thomas More ve ailesini tasvir etmektedir.
1528 yılında Basel’e dönmüştür. 1528- 29 tarihli Ressamın Karısı ve Çocukları adlı resimde, koyu renk bir arka plan önünde yorgun bakışlı bir kadın ve iki küçük çocuk yer almaktadır. Tüm doğallığı ile ele alınmış olan figürler, resim yüzeyini büyük ölçüde doldurmaktadır. Dürer de annesinin ve babasının portrelerini yapmıştı. Sanatçıların dini veya sivil kişilerin siparişi dışında bu tür portreler yapmaları onların artık kendilerini sadece siparişle çalışan bir zanaatçı olarak değil, aynı zamanda özgür bir ressam olarak gördüklerini kanıtlamaktadır.Ancak Basel’de reform hareketinin kesin sonucunu vermesi ve her türlü dini siparişin sona ermesiyle yaşanan gelişmeler neticesinde 1532 yılında sürekli olarak çalışmak üzere İngiltere’ye gitmiştir. Burada portre ressamı olarak başarısını sürdürmüş ve İngiltere sarayının resmi portre ressamı olmuştur.

1532 yılında Goerge Gisze’nin Portresi’ni (96x86cm.) yapmıştır. Tüccar olan bu kişinin arkası yeşil renkte ahşap bir duvarla sınırlanmıştır. Figür ahşap duvarın önünde ¾ cepheden oturmuştur ve önünde üzeri halı kaplı bir masa yer almaktadır. Mekanın sunumu resim yüzeyinden içeri doğru hafif çapraz bir konumda gelişim göstermiştir.

Duvarda yer alan raflarda ve masanın üzerinde çok sayıda nesne figürü çevrelemiş durumdadır. Nesnelerin dokuları son derece başarılı bir şekilde verilmiştir. Metal, kumaş, cam gibi dokular ışıkla tanımlanmıştır. Portresi yapılan kişinin bir tüccar olması, bu dönemin toplumsal yapısı hakkında ipuçları vermektedir. Yağlıboya tuval resmini benimseyerek gelişimini destekleyecek olan kentsoylular erken dönemlerden itibaren portrelerini yaptırmaktadırlar.

 

Genç Hans Holbein- Erasmus – 1523
Genç Hans Holbein – Sanatçı’nın Ailesi – 1528
Genç Hans Holbein – Nikolaus Kratzer’in Portresi -1528
Genç Hans Holbein – Tüccar Georg Gisze’nin Portresi – 1532

 

Genç Hans Holbein – Sir Thomas More ve Ailesi – 1527
Genç Hans Holbein – Jean de Dinteville ve Georges de Selve (Elçiler)-1533
Genç Hans Holbein – VIII. Henry’nin Portresi -1536
Holbein 1533 yılında ünlü resmi Elçiler (Jean de Dinteville ve Goerges de Selve)’i yapmıştır. Resim olasılıkla Nisan 1533’de piskopos G. De Selve’in (sağdaki figür) arkadaşı Fransa’nın İngiltere elçisi J. De Dinteville’i Londra’da ziyaret etmesi dolayısıyla yapılmıştır. 207×209.5cm boyutlarında kare bir resim olması, yüksek rönesansta bu formda resimlerin popüler olmasıyla bağlantılıdır. Arka planda desenli yeşil bir perde yer almaktadır. Üzerinde çok sayıda nesnenin yer aldığı yüksek raf ve iki yanında buna kollarını dayamış figürler vardır. Nesneler onların ilgi alanlarını yansıtmaktadır. Ağırlıklı olarak geometri, astroloji ve müzikle ilgili olan nesnelerin ışıkla tanımlanışı son derece başarılıdır. Elçilerin elbiseleri de ayrıntılı bir şekilde işlenmiş ve dokular titizlikle ele alınmıştır. En önde iki figürün ortasında, oranları bozulmuş büyükçe bir kurukafa şekli bulunmaktadır. Bu ve rafta yer alan kırık saplı mandolin ölümü simgelemektedirler. Böylece bir resimde çeşitli konular ele alınmıştır. Ana konu portredir. Yan konular iç mekan sahnesi ve ölüm temasıdır.

1540’da İngiltere kralı 8. Henry’nin Tören Giysileri İçinde Portresi’ni yapmıştır. Bu, onun portre konusunda kazandığı şöhreti ortaya koyduğu gibi saray aristokrasisinin, özellikle belli bir resim geleneği varolmayan İngiltere başta olmak üzere Avrupa’nın her yerinde sanata verdiği önemi kanıtlar.

Holbein, İtalyan resminin anıtsal biçimleri ile Alplerin kuzeyinin ayrıntıcı gerçekliğini birarada kullanmış bir Alman sanatçıdır. 1538 yılında kısa süre için ailesini bıraktığı Basel’e dönmüş bunun dışında yaşamını 1543 yılındaki ölümüne değin İngiltere’de sürdürmüştür.

1) Papa X. Leo, Lorenzo Medici’nin oğludur ve bir anlamda Medicilerin dünyevi sanat patronluğuna dinsel bir kimlik kazandırarak çok sayıda sanatçıya Vatikan adına koruyuculuk yapmıştır. Raffaello’nun yaptığı X. Leo portresi bu anlamda önemlidir.
2) Koyu kahverengi renkte bir çeşit boya
3) Saray eğlencesine yönelik bu küçük gösterilere pageant veya masque deniliyordu.
4) Yahuda İsa’yı ele vermek için Romalılarla 30 gümüş karşılığında anlaşmıştır.
5) Bu durum, üslupsal öğelerin konunun etkileyiciliğini arttırma konusunda taşıdığı önemi ortaya koyduğu kadar, resmin konusunun üslupsal gelişime etkisini de ortaya koyar.
6) Ayakta duran figürün vücut ağırlığının bir bacak üzerine inmesi sonucunda vücutta düşey bir kıvrımlı hareket oluşması ile oluşan duruştur.
7) Agnolo Doni ve Maddelena Strozzi’nin evliliği için yapılmıştır.
8) Tondo; dairevi biçimdeki malzeme üzerine yapılmış resimlere verilen isimdir.
1) Castelfranco kentinin kutsal azizidir.
2) Tiziano’nunbu resmi ile aynı sıralarda Raffaello Transfigürasyon üzerinde çalışmaktadır ve iki resim arasında kompozisyon benzerlikleri dikkat çekmektedir.
3) Resmi sipariş eden, vakıfçı figürlerinin sahneye dahil olması Masaccio’nun Kutsal Üçlü resminden itibaren hatta daha öncesinden varolan bir uygulamadır. Ancak bu örnekte olduğu gibi vakıfçı figürleri dinsel bir konunun içerisinde giderek daha önemli figürler olmaya başlayacaklardır.
1) 16.yüzyılda kara ve deniz ticaretinin önem kazanması neticesinde İtalya ile ticaret yapan büyük nakliye şirketleri kurulmuştur.
2) Söz konusu yaygınlaşmada matbaanın önemli bir rolü olduğu unutulmamalıdır.
1) 1675’te yayınlanmış Alman sanatı üzerine bir çalışmada sanatçının biyografisini ilk olarak yazan Joachim Sandrart tarafından kullanılan Grünewald ismi yanlıştır ancak bu şekilde kabul görmüştür. Asıl adı Mathis Gothardt ya da Neithart’tır.

Doç. Dr. Mehmet Üstünipek

Facebook Login

You must be logged in to post a comment Login